• https://www.facebook.com/orduulubeytv
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=05443345252
  • https://twitter.com/OrduUlubeyTv?s=09
  • https://www.instagram.com/orduulubeytv
  • https://www.youtube.com/channel/UC1bzmqdZw5Cl40fzEyf8HXw

O GÜNLER UNUTULURMU

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu sayı konuğu Gazetemiz Genel Koordinatörü ve sporcu olan Mustafa Kemal Poyraz oldu.

  

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin spor sayfasında özellikle geçmiş dönemlerde Ulubeyspor forması giymiş olan dostların hayat hikayelerini buradan sizlerle paylaşmıştık. Akılımıza gelen dostları buradan yayınlarken iyi kötü bizde bu takıma 13-14 yıl hizmet etmiş birisi olarak bu haftada kendi hayatımı, futbol geçmişimi sizlerle paylaşmak istedim.

 

   Ben Mustafa Kemal Poyraz 23.10.1962 yılında Yolbaşı köyünde doğdum. İlkokul 4.sınıfa kadar Yolbaşı köyünde okuduktan sonra Ordu merkez zaferi milli mahallesindeki Cumhuriyet ilkokulunda ilkokul öğrenimimi tamamladım. Orta ve lise tahsilimi yine aynı mahallede olan Fatih ortaokulu ve lisesinde lise tahsilimi tamamladım.

 

  Lise tahsilimin ardından 1980 yılında Ulubeysporda amatör olarak futbol hayatına merhaba dedim. 1984 yılının mart ayında vatani görevimin acemilik bölümünü yapmak için Ankara’ya muhabere okuluna gittim. Buradaki 3 aylık acemilik askerliğimin ardından usta birliğimi Trabzon-Boztepede yaptım. Askerlik dönüşü futbol hayatımıza kaldığımız yerden devam ettim. 1986 yılında Ulubey’de tüpgaz bayiliği ve beyaz eşya ticaretine atıldım. 1989 yılının Temmuz ayında Hülya Poyraz ile evlendim. Mertcan ve Sercan adlarında iki oğlum Narin adında bir kızım var. Aktif futbolculuk hayatımı 1994 yılında noktaladıktan sonra yarım sezon Ulubeyspor antrenörlüğü yaptım.

 

   1995-2004 yılları arasında Selimiye mahallesinde büfe işlettiğim bir dönemin ardından kendimi bir anda basın sektörünün içerisinde buldum. Ordu’da günlük yayın yapan Hürses Gazetesinin reklam bölümünde başladığım işe spor birimiyle devam ettim. Hürses Gazetesinin ardından kendi çıkardığımız Sportif Gazetesinin ardından Ordu Güncel Gazetesi, Ordu TV 52, Ordu TV, Vizyon Gazetesi derken bir türlü basın sektöründen kopamadık. Son olarak Ulubey Yeni Dönem Gazetesi Genel koordinatörlüğü görevini sürdürmeye çalışıyorum.

 

   Öncelikle bu mesleği severek yaptım, ömrüm vefa ettiği süre içerisinde yapmaya da devam edeceğim.  Bu süreler içerisinde ömrümüzün yarısı durugöl tesislerinde Orduspor ve amatör takımların peşinde geçti. Orduspor benim için her zaman olmazsa olmazım olmuştur. Orduspor kelimesini duyunca sesim titrer çok tuhaf olur duygulanırım. Karadeniz de Trabzonspor’dan sonra Orduspor gelirdi. İşte o Orduspor’un bugün yeri durağı belli değil. Ordu ilinin büyükşehir olmasının ardından il özel idaresinin kapatılmasıyla birlikte var olan il özel idarespor Güzelorduspor, ardından Yeni Orduspor, son olarak da 52 Orduspor kulübü oldu. Soyanın başka bir firmaya devredilmesinin ardından Soyaspor, Yenimahalle 52 spor’un birleşmesiyle 1967 Orduspor kulübü oldu.

 

  Bizim uğruna karayolunu saatlerce trafiğe kapattığımız efsane Orduspor’umuz maalesef bugün daha aşağısı olmayan 2.Amatör ligde kaderiyle baş başa bırakıldı. İş döndü dolaştı yok esas Orduspor biziz meselesiyle futbolda bir karış ilerleyemeyeceğimizi görürü gibi olduk. Ordu ilinde futbolda bir yerlere gelinecekse 52 Orduspor ve 1967 Orduspor kulüplerinin acilen birleşmeleri gerekir. Bu konuda da Hilmi başkana büyük iş düşüyor. Bugün Rize, Trabzon ve kıyımızdaki Giresun süper ligde, Samsun süper lig yolunda. İlimizin en üst ligdeki takımının 3.ligde yer alması içimizi fazlasıyla acıtıyor.

 

   Bugün futbola amatör olarak başladığım ve vatani görevim hariç 14 yıllık süreci nasıl unutamıyorsam 2004 yılında başlayıp bugünlere taşıyabildiğim spor medyası içerisindeki o şaşalı günleri unutmam mümkün değil. 1980 yılında merhaba dediğim Ulubeyspor’da birlikte futbol oynadığım ve bugün aramızda olmayan Kazım İnan, Ali Osman Pamuk ve Lütfi Baykal abileri nasıl unuturum. Aziz Şenel’i, Ali Çuhadar’ı, Aydın Özdemir’i. Boncuk Necati’yi, Erol Özsoy’u, Sezai Tiken’i, Zeki Atlı’yı, kardeşim Enver’i nasıl unuturum. Belki yüzlerce isim. Diğer arkadaşlarımdan özür diliyorum hapsini yazsam sayfalar almaz.

 

   Çalıştığım gazetelerin foto muhabirliği dönemlerini nasıl unuturum. Spor spikerliğinin duayen isimlerinden Ümit Aktan ile Haydi Maça programlarını nasıl unuturum. Taraftım, Ordusporluydum. Gölü yediğimizde bir bahane bulur, golü attığımızda ise keyfime diyecek yoktu. Özellikle Orduspor’un deplasman maçlarında maç bitiminde soyunma odalarına girerdik (Nasıl bir işse) takım kazanmış futbolcular ile birlikte sevinir, takım mağlup olmuşsa hepimizin ağzını bıçak açmazdı.

 

  İşte ben, işte ben Mustafa Kemal Poyraz olarak o günleri nasıl unuturum. O Ulubeyspor günlerimi, O foto muhabirliği yaptığım günleri, hele hele TV 52 de çalıştığım süreçte süper ligde kendi sahamızda Bursaspor’a yenilip resmen küme düştüğümüz o geceyi nasıl unuturum. Maç bitiminin hemen ardından canlı yayında maçı değerlendireceğiz. Apar topar stattan çıkıp televizyon binasının yolunu tuttuğum o anlarda ağlamaktan televizyonun yolunu zor bulduğum geceyi nasıl unuturum. Yayın öncesi ağlamaktan gözlerimin şiştiğini aynanın karşısına geçip gördüğümde kendi kendime güldüğüm geceyi nasıl unuturum. Kaşım gözüm derken şurada 60’a bir kalan bir süreci bir çırpıda sizlerle paylaşmış oldum.  Ulubey’de bizim Ordu’da bizim. Yeter ki her ikisinin de değerini bilelim.  

 

 

79 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın