• https://www.facebook.com/orduulubeytv
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=05443345252
  • https://twitter.com/OrduUlubeyTv?s=09
  • https://www.instagram.com/orduulubeytv
  • https://www.youtube.com/channel/UC1bzmqdZw5Cl40fzEyf8HXw

ASKER OLMUŞ OLMANIN ONURUNU VE GURURNU YAŞIYORUM

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu haftaki konuğu Deva Partisi Altınordu ilçe başkanı Yavuz Savaşkan oldu.

 

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu haftaki konuğu Deva Partisi Altınordu ilçe başkanı Yavuz Savaşkan oldu.

Asker kökenli olan Yavuz Savaşkan, emekli olduktan sonra doğup büyüdüğü Ordu iline dönerek burada ticaret hayatının yanı sıra 13 yaşlarında girdiği siyasete kaldığı yerden devam etti. Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında genç yaşlarda siyaset hayatına atılan Savaşkan, İYİ Partiden milletvekilliği aday adaylığı ve Ordu İl Başkanlıklarına aday oldu. Sonrasında İYİ Partiden ayrılan Savaşkan Ali Babacan’ın kurduğu Deva Partisinde Altınordu ilçe başkanlığı görevini sürdürüyor.

 

   1970 Ordu Gökömer köyü doğumluyum. İlkokulu Atatürk ilkokulunda, orta okulu Hamdullah Suphi Tanrıöver orta okulunda liseyi ise Ordu lisesinde okudum. Çiftçi bir ailenin çocuğu olduğum için askerliği tercih ettim. Askeri okulun ardından yaşantıma astsubay olarak devam ettim. Bu süreçte hava indirme olduğu için ülkemin çok sayıda illerinde görev yapmış olmanın onurunu ve gururunu yaşadım. Halen de Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış olmanın gururunu o gün de bugün de yaşıyorum. Bu vesile ile şehit ailelerine saygılarımı iletiyorum, şehit annelerimizin ellerinden öperim, gazilerimize de sağlık, sıhhat diliyorum.

 

  Askeriyeden emekli olduktan sonra tekrar Ordu’ya dönüş yaptım. 2006 yılında emekli olduktan sonra Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında görev yaptım. Teşkilat başkanlığı, il başkan yardımcılığı görevlerini yaptık. Partimiz içerisinde yaşanan bazı olaylardan ötürü Milliyetçi hareket Partisinden istifa ettim. Sonrasında siyasi hayatıma İYİ Parti çatısı altında devam etme kararı aldım. İYİ Partide bir yıla yakın siyaset yaptım. Bu süreçte milletvekili aday adayı oldum. Partimizin daha iyi daha güzel yerlere gelmesi için Ordu ilinde bazı uğraşlarda bulunmamıza rağmen gerek Ordu merkez, gerekse genel merkezde yaşanan olaylardan ötürü İYİ Partiden ayrılmak zorunda kaldım.

 

  O DÖNEMLERDE TERÖR BİTİRİLMİŞTİ

 

 1999-2002 yılları arasında Türkiye’de terör olayları nedeniyle Ecevit ve üçlü koalisyon hükümetine çok büyük ihtiyaçlar oldu. O süreçte şahsım Diyarbakır’da görev yapıyordum. O dönemlerde terör olayları bir nebze de olsa çözülmüştü. Biz Diyarbakır’da gecenin bir yarısında sokaklarda dolaşabiliyorduk. Terör olayları çözülmüştü. Burada en büyük problem, ekonomide sıkıntılar baş göstermişti. Şuanda da yine ekonomi problemi var. Haksız kazanç, haksız harcama ve ülkemizde haklı dağıtım yok.

 

IŞIĞI ALİ BABACAN’DA GÖRDÜM

 

  Eşit dağılım olmadığından dolayı, istesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de yeni bir lider ihtiyacımız vardı. Ben bu ışığı genel başkanımız Ali Babacan’da gördüm. Kendisi ekonomi duayeni. Bu ülkenin geçiş haklarını 2007,2011,2014yıllarındaki geçiş haklarını tamamen Ali babacan bey sağlamıştır. Ve bu ülkeyi daima istikrara götürmüştür. Ali Babacan bilgilerini hiçbir zaman saklamamıştır. Her zaman doğru yolu göstermiştir. Nasıl ki bir eğitimcinin çocuğuna nasihat edersin gibi Ali Babacan bey, televizyonlara veya kürsüye çıktığında Türkiye’nin ekonomik şartlarını tek tek, hece hece anlatmaktadır. Eğer şu anki hükümet Ali babacan beyin bilgilerinden yararlanmış olsaydı yaşadığımız ekonomik krizi bu denli yaşamamış olurduk.

 

  AK PARTİ KONGRELERİNDE VİRÜS YOK MU?

 

   Pandemi nedeniyle şu anki esnaflarımızın durumu ortada. Lokanta hizmetlerinde şahsım da görev yaptığım için durum ortada.  Şu zor süreçlerden geçtiğimiz dönemlerde AK Parti kongreleri leba leb dolu. Ne hikmetse bizim lokantalarımızda, kahvehanelerimizde pandemi var. Ordu ili ticari anlamda dar bir şehir. Ticaret zaten yok, iyice bunalmış durumdayız. Sayın genel başkanımız Ordu iline geldiğinde esnafların sorunlarını dinledi. Gördüğü problemler karşısında o da şok oldu. Balıkçılarımızın durumunu görüyorsunuz. 10 gündü 20 gündü derken hamsiler Rusya tarafına kaçtı gitti.

 

DOLAR ARTIYOR FINDIK HALA 22 LİRALARDAN ALICI BULUYOR

 

   Ne yazık ki fındık üreticisi de zor durumda. Bu fındık yurt dışına dolar karşılığında satılmasına rağmen fındık hala 22 liraya satılıyor. Buradan Haluk Şensoy başkanıma çok teşekkür ederim. “ Yabancıya fındığımı bedava vereceğime kırar kavurur yerim” sloganı ile fındığa sahip çıktı. Gerçekten zor durumdayız. Bir de afet problemi var. Dışarılar buz gibi, orta ve yüksek kesimlere kar yağıyor. Fındığın ne olacağı belli değil, çiftçi iyice sıkışmış durumda. Pandemi kurallarına uyulmuyor. Pandemi kurallarına uyun uyun deniliyor ama uyan yok. Devlet hastanelerimizin, yoğun bakım ünitelerinin durumları ortada. Buradaki sorunları toparlayıp genel merkeze bildiriyoruz. Her bölgenin ve her ilin belirli bir sorumlusu var.  

 

RESMİ KURUMLARIMIZDA BİR TANE ORDULU MÜDÜRÜMÜZ YOK

 

  Bugün ilimizde Ordunun sorunlarını bilecek bir tane Ordulu müdürümüz yok. Ne yazık ki Ordu ilinin yetiştirdiği Ordulu bir tane müdürümüz yok. Yakın bir zamanda valimizi ziyaret ettik. Şehir hastanesinin temelini atıklarını söyledi. Yolun uzatma konusunu anlattı. Mesudiye, Gürgentepe yollarının hepsini anlattı. Sayın valimiz az bir zamanda geldi ama Ordu’nun bütün dertlerine el attığını görüyoruz. Ordu ilinin bir bir giderileceğini söylüyor. Bu bizi haliyle mutlu ediyor. Ama kurumlar arasındaki çekememezlik, iletişimsizlik, ayrıştırmacılık Ankara’dan başlıyor Ordu, Giresun, Trabzon, Rize de son buluyor. Bir birimizi sevelim, bir birimize saygı duymamız lazım. Bir birimizi sevmezsek, bir birimizi korumazsak bu işler iyiye gitmez. Gençlik yıllarımızda futbol oynadığımız dönemlerde bir yara bandını üçe bölüyorduk. Bize ne oldu, bizim neyimiz değişti? Sevgiyi saygıyı dürüstlüğü kayıp ettik.

 

SİYASETÇİ BİR AİLENİN ÇOCUĞUYUM

 

   Benim dedem Hasan Sıtkı Savaşkan Ordunun kurucularından. 1924 yılında Cumhuriyet Halk Partisini kuran dört kişiden bir tanesi. Bu adam benim dedem. Ailemle soy ağacımla övünüyorum. 1960-70-80 yıllarındaki siyasetçilerin çok nazik, kibar, beyefendi olduklarını görüyoruz. Bir birlerini ayrıştırmayan konuşmalar oluyordu. Bugünkü siyasetçileri üzülerek izliyoruz. Bunlar hiç hoş olmayan şeyler.

 

MASAYA VURMAKLA BU İŞLER OLMAZ

 

  Sayın genel başkanımız Ali Babacan’ın güzel bir sözü var. “ Bu işler masaya yumruk vurmakla olmaz” Tane tane, bıkmadan usanmadan fikirlerimizi söyleyeceğiz. Türkiye yi nasıl güzelleştirmenin hesaplarını yapmalıyız. Bizim an itibarıyla bütün ekiplerimiz hazır. İşin özü; biz Türkiye’yi yönetmeye hazırız. Bölgelerdeki dağılımlarımız hazır. Şuanda da müthiş bir şekilde il ve ilçe kongrelerimizi yapıyoruz. Genel başkanımız bir nebze de olsa ilçe kongrelerine katılmaya çalışıyor. Eşit işe, eşit aşa inşallah eşit bir dağılım yaparız. İnşallah bu vesile ile insanımız güzel bir refaha kavuşur diye düşünüyoruz.

 

2021 KASIM VEYA 2022 MART AYLARINDA SEÇİM BEKLİYORUM

 

   Bu ekonomik krizde seçimlerin 2023 yılına kalmayacağını düşünüyorum. Büyük bir ihtimalle 2021 Kasım veya 2022 Mart ayında erken seçim olabileceğini düşünüyorum. Ülkemizin bir an önce ekonomik kriz ve işsizlikten kurtulmasını diliyorum. Halkımız çok mutsuz. Bu mutsuzluğun giderilmesi için yeni bir yüz, yeni bir çehre gerektiğini düşünüyorum. Sayın genel başkanımızın dediği gibi genç ve üreten bir toplum olmamızı diliyorum. Bu anlamda bir seçim olursa yeni bir yüz yeni bir ekonomik düzenle halkın daha refaha ulaşacağına eminim.

 

 

67 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın