O GÜNLERİ NASIL UNUTURUM?

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu haftaki spor konuğu uzun yıllar Ulubeyspor forması giyen Zeki Atlı oldu.

 

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu haftaki spor konuğu uzun yıllar Ulubeyspor forması giyen Zeki Atlı oldu.

 

  1965 yılında Ulubey-Çatallı mahallesinde dünyaya geldim. İlkokul tahsilimi merkez ilkokulunda, orta ve lise tahsilimi Ulubey lisesinde yaptım. Açık öğretimi dışarıdan bitirdim.

 

  Vatani görevimin acemilik bölümünü 1989 yılında Bilecik çavuş talimgâhında, usta birliğim Aydın Kuşadası oldu. “993 yılında Halime hanımla evlendim. Utku ve Batuhan adlarında iki evlat sahibiyim. 13 Mart 1992 yılında Ulubey PTT müdürlüğünde göreve başladım. 13 Mayıs 2018 yılında Ordu Dağıtım Toplama Müdürlüğüne tayin oldum. 17 yıl Ulubey PTT müdürlüğü yaptım. Aynı zamanda Türk Haber-Sen Ordu şubesi başkanlığının yanı sıra Ordu, Giresun, Amasya, Tokat ve Çorum illerinin Türk Haber-Sen bölge başkanlığını yapmaktayım.

 

    Futbola lisanslı olarak 1979 yılında Ulubeyspor genç takımında futbola başladım. Daha sonraki süreçte amatör takımda futbol oynadım. 1987 yılında askere gitmeden önce o şimdiki gibi 3.ligde oynayan Fatsaspora transfer oldum. Sadece maaş ve prim almak kaydıyla transferim gerçekleşti. Hoca ile yaşadığım sorunlardan ötürü Fatsaspor’dan ayrıldım. 1999 yılında Sağlık müdürlüğü il çapında futbol takımları kurulması amacıyla sağlık müdürlüğü bünyesinde Sağlıkspor Futbol Kulübü  kuruldu. 1999 yılında Sağlıkspor ile anlaştım. Anlaşmamızda bizi memur yapacaklardı. O kulüpte futbol oynayanlara kadro tahsis edeceklerdi. O dönemlerde takımda 5-6 Ulubeyspor kökenli futbolcular vardı. İkinci amatör ve 1.Amatör kümede peş peşe şampiyon olduk. Köy Hizmetleri sporla Bal Ligi mücadelesinde 1-0 yenildiğimiz maçın rövanşında rakibimizi 2-1 yenmemize rağmen kupa statüsü gereği elendik. İki yıllık Sağlıkspor macerasının ardından PTT ye girdim. Futbol yaşantıma tekrar Ulubeyspor’da devam ettikten sonra aktif futbolu futbola başladığım Ulubeyspor’da sonlandırdım. Sonrasında Ulubeyspor’da ik dönem yöneticilik yaptım.

 

  BİZ FUTBOLU PARA KARŞILIĞINDA OYNAMADIK

 

Bizim zamanımızdaki amatörlükle bugünkü amatörlük arasında dağlar kadar fark var. Bizim zamanımızdaki amatörlük bugünkü çoğu profesyonel liglerin üzerindeydi. Bizim dönemlerimizde böyle imkanlar yoktu. Biz futbolu para karşılığında oynamadık. Biz futbolu yüreğimizi ortaya koyarak oynuyorduk. Şimdiki 1.Amatör küme takımlarında futbol oynayanlar bizim dönemlerimizdeki 2.Amatör küme takımlarında futbol oynayamazlardı.

 

AMATÖRDEKİ KALİTE HER GEÇEN YIL DÜŞTÜ

 

   Sizinle birlikte futbol oynadığımız dönemlerdeki kalite ile bugünkü kaliteyi karşılaştırmam mümkün değil. Bizim dönemlerimizde sadece profesyonel liglerde değil tüm kategorilerde kalite vardı. Bizim dönemlerimizde futbol oynamak için sahalar yoktu, malzememiz yoktu. Bir yıl boyunca bir topla sezonu tamamlardık. O toplarda yağmuru, çamuru yediği zaman en az 2-3 kilo gelirdi. Aldığımız maç ayakkabılarını eve götürüp gece o ayakkabı ile yatardık. Maç günü ayağımızı sıkmasın, ayağımız krampona alışsın isterdik. Şimdiki amatör futbolcular 3-4 tane değişik değişik kramponlar giyiyorlar. Bizim dönemlerdeki kramponların altları şimdiki laminant parke gibi küt küt ediyordu. Hiç unutmam Ulubey’deki bir turnuvada Kasap Kemal amcanın oğlu Mehmet topa kafa vura vura beyin kanaması geçirmiş kendisini hastaneye zor ulaştırmıştık. Şimdiki toplarda uçuyor, kramponlarda uçuyor.

 

   9 GOL ATTIĞIMIZ MAÇTA SANTRAFORUMUZ GOL ATAMAMIŞTI

 

Gürgentepe ile Play-Off maçı yapıp 1.Amatör kümeye çıkacaktık. Durugöldeki 1 nolu saha yeni yapılmış, sahayı en az 10-15 santim çamur kaplamıştı. O maçta Gürgentepe takımına 9 gol atmıştık. O maçta bizim takımın santraforu bugün Ulubey Belediyespor’un idari sorumlusu olan Şenol Yılmaz’dı. Şenol o maçta gol atamamış, o günün akşamında verilen yemeğe üzüntüden katılmamıştı. O günleri nasıl unuturum?

 

ÇOK ENTRESAN MAÇLAR OYNADIK

 

   19 Eylül stadında oynadığımız bir maçta rahmetli Ali Osman Pamuk oyuna yeni girmiş pasa topu bana atın diyerek bize baskı yapıyordu. Biz pozisyonda kızıp topa öylesine vurdum. Top rahmetli Ali Osman’ın başına vurduğu gibi Ali Osman yere düştü. Kalkar kalmaz beni sahanın içerisinde kovaladı desem buna kimse inanmaz. Yine Durugöl’de oynadığımız bir maçta Yücel Ergen ve sen ( Mustafa Kemal Poyraz) havada süzülen Kuğuları izlerken peş peşe iki gol yediğimiz maçı nasıl unuturum. Hatta o maçı 3-2 kazanıştık. Maç sonrası Yücel le ikinize “ Maçı kazanamasaydık sizi kuğuların peşinden gönderirdik” dediğimizi bugünkü gibi hatırlıyorum.

 

   O dönemlerde takım kadrosu 16 kişiden oluşuyordu. Hafta sonu oynanacak maçların takım kadroları Cuma sabahından kulübün kapısına asılırdı. Heyecandan uyuyamaz, sabahın erken saatlerinde kulübe koşar listede olup olmadığımızı bakardık. O günler çok farklıydı be kardeşim…

 

 

13 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın