NACAKÇILIK

Ordu ve Ulubey'de nacakçılık

 

Ordu’da ve özellikle Ulubey İlçesinde Yukarı Kızılen Köyü halkı nacakçılar olarak bilinir. Yıllar önce ben de Ulubey ilçesinde öğretmenlik yaparken bir berber nereli olduğumu sordu ben de Yukarı Kızılenliyim dedim. Nacakçısın o zaman deyince çok şaşırmıştım. Yaptığım araştırmalarda Kızılenlilere nacakçı denmesinin birkaç farklı nedene bağlı olduğunu tespit ettim. Yukarı Kızılen Köyü, erkeklerine nacakçı denmesinin nedenini 1930’lu yıllardaki bir güreş müsabakasına bağlayanlar olduğu gibi, 1970’lerde Ulubey Spor İle Yukarı Kızılen Spor arasın_daki bir maça dayandıranlar da vardır. Bazıları ise köylülere nacakçı denmesini daha da gerilere götürerek, bu olaylardan önce de nacakçı olarak bilindiklerini, Osmanlı döneminden beri köyde nacak taşımanın bir gelenek olduğunu bu yüzden de kendilerine nacakçı dendiğini belirtmekte_dirler. 1930’lu yıllardaki olay şu şekildedir: Eskiden köylerde düğünlerde bayramlarda güreşler düzenlenirdi. Her köyün meşhur gü_reşçileri bir araya gelir ve kıyasıya mücadeleler olurdu. 1930’lu yıllarda Şıhman Köyünde Bek_taşoğulları’nın düğününde bir güreş düzenlenir. Güreşe Yukarı Kızılen Köyünden meşhur peh_livan Fehmi Bayarslan da katılır, Fehmi ile beraber gelen köylülerin her birinin belinde nacak saklıdır. Sıra başpehlivanlık güreşine gelir, Fehmi Bayarslan’ın rakibi Şıhmanlı Ali’dir. Şıhman halkı Ali’yi destekler ve kalabalıklardır. Ali’ye oyun tarifinde bulunurlar, buna pek içerleyen ve pehlivanlarının zor durumda olduğunu gören Kızılenli seyirciler, bellerinden nacaklarını çıkararak orda bulunanlara nacakla sopa atarlar, kan gövdeyi götürür. Fehmi Pehlivanı da alarak oradan kaçan Kızılenliler yolda omuzlarında kazmalarıyla Şıhmanlı kadınları görürler. Şıhmanlı kadınlar düğünde kavga çıktığını öğrenmiş ve ellerinde kazmalarıyla yolu kesmişlerdir. Kadınlar sorar: “Siz misiniz düğünde kavga çıkaran?” diye. Kızılenliler nacakları bellerinde saklı halde: “Düğün_den dönüyoruz kavgadan haberimiz yok.” diyerek kadınlardan dayak yemekten kurtularak oradan ayrılırlar (K.K.5). Köylülere nacakçı denmesinin nedeni çoğunlukla bu olay olarak ifade edilir.

Sonuç olarak,

Birçok sözlükte küçük balta ve teber olarak geçen nacak dediğimiz alet başlangıçta bir sa_vaş aleti iken Türklerin yerleşik hayata geçmeleriyle tarım aletine dönüşmüştür. Ordu ilinde tarım aleti olmanın yanında işlemeleri ve nakışlarıyla ustaların sanatlarını sergiledikleri bir süs eşyası halini almıştır. Nacak ustaları yaptıkları eşşiz süsleme ve işlemelerle birer sanatkârdır. Eski Türklerde demircilik sanatı çok yaygındı ve demirciler ile demircilik mesleği kutsal kabul edilerek onlara saygı duyulurdu. Günümüzde ise demircilik sanatının en güzel örneklerini Ordu ilimizde yapılan nacaklarda görmekteyiz. Ancak demirciliği bir sanat haline getiren ve ya_şamlarının ayrılmaz bir parçası olarak nacak ile özdeşlesen, civarda nacakçılar olarak da bilinen Ulubey İlçesinin Yukarı Kızılen Köylüleridir. Biz bu yazımızda nacağın tarihi gelişiminden başlayarak, Ordu ve Yukarı Kızılen köyün_deki nacak ustalığını, nacağın nasıl yapıldığını ve köyle özdeşleşmesinin hikâyesini ele alıp in_celedik. Sanat eserlerimiz, araç gereçlerimiz kültürümüzün birer parçasıdır. Onları koruyarak gele_cek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Bu bilinçle nacak ustalığının desteklenmesi, koruma altına alınması, yörede nacakla ilgili müze ve benzeri çalışmaların yapılması kültürel kimliğimizin korunması açısından oldukça önemlidir

 

241 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın