EKREM ŞENTÜRK OLARAK HALKIN DUASINI ALMAYA TALİBİM

EKREM ŞENTÜRK OLARAK HALKIN DUASINI ALMAYA TALİBİM

 

Ulubey Yeni Dönem Gazetemizin bu haftaki konuları arasında İYİ Parti Ordu İl Başkanı Ekrem Şentürk yer aldı. 16 Yıllık öğretmenlik mesleğinin ardından enerji sektöründe faaliyet gösteren Şentürk 29 Temmuz 2020 yılında yapılan kongrede İYİ Parti Ordu İl Başkanı oldu. Ekrem Şentürk ile yapmış olduğumuz sohbet dolu röportajımızı siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.

 

    1958 yılında Gölköy’e bağlı Kızıl Toprak köyünde doğdum. İlk okulu köyümüzde orta oklu ise Gölköy orta okulunda okudum. Lise tahsilimi 1.sınıfa kadar Gölköy lisesinde okudum. 2 ve üçüncü sınıfı polis olan ağabeyimin yanında Zonguldak Mehmet Çeliker lisesinde okudum. Mehmet Çeliker Lisesi o dönemlerde Türkiye’nin Orta Doğu Teknik Üniversitesi gibiydi. Orta öğretimde devletimizin çok başarılı bir kurumuydu. Üniversite tahsilimi Eskişehir Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümünde yaptım. Üniversiteyi bitirdikten sonra 1981 yılının sonunda Bursa Büyük Orhan Lisesinde öğretmenlik mesleğine başladım. Vatani görevimi 1983 yılında kısa dönem olarak yaptım. 1984 yılında eş durumundan Gölköy Lisesine tayinimizi aldırdık. 1984 yılından 1990 yılının sonuna kadar Gölköy Lisesinde öğretmenlik, idarecilik yaptım. İkisi kız bir tanesi erkek olmak kaydıyla 3 çocuk babasıyım. 1990 yılının sonunda öğretmenlikten istifa ederek enerji sektöründe faaliyet göstermeye başladık. Halan de bu sektörde faaliyet göstermeye devam ediyoruz.

 

SİYASETİ KAMUYA HİZMET OLARAK DÜŞÜNÜYORUM

 

   Asli mecrasından siyaset çıkmış olsa dahi bizim bunu kabullenmemiz mümkün değil. Siyaset neticede kamu hizmetidir, halka hizmettir, ülkeye hizmettir, ülke değerlerine hizmettir. Bu hizmetin sağlıklı bireyler tarafından yapılmasıyla mutlaka toplum seviye kazanacaktır, toplum ilerleyecektir, ilerlemesi mümkün olacaktır. Siyaseti bugünkü kirlilikten kurtaramazsak bu ülkeyi selamete kavuşturamayız. Bu nedenle bizim halk yararına, millet yararına, ülke yararına, değerlerimiz, cumhuriyetimiz yararına hizmet etmek anlayışıyla siyasetin içerisinde bulunuyoruz. Siyaseti biz böyle düşünüyoruz. Siyasette her hangi bir kariyer beklentimiz söz konusu değil. Mesele bu ülkeye hizmet etmenin bir yolu olarak gördük. Bu anlayışla da bu süreci takip ediyor, millet meseleleriyle ilgileniyor, ülke meselelerine çözüm önerilerimiz oluyor ve de toplumu daha yaşanılabilirin mütalaasını gösteriyoruz. İnşallah da bunu başaracağız. Biz halka benziyoruz, biz halkın bir parçasıyız, halkın zor yaşadığı süreci beraber yaşadık, aynı dönemlerden aynı sıkıntılardan geçtik. Yokluğu, yoksulluğu, sefaleti de biliyoruz. Her ikisini de tattık. Burada asıl amaç millete hizmetse biz bu hizmetin içerisinde olmaya devam edeceğiz.

 

EN BÜYÜK ARZUMUZ BU ÜLKEYİ MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNE ÇIKARMAKTIR

   Bizim öncelikle asıl amacımız ülkemizi muasır medeniyet seviyesine çıkarmaktır. Bu ülkeyi normalleştirmek mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. Üzerimizde onun baskısı var. Ben Ekrem Şentürk olarak halkın duasını almaya talibim. Ekrem Şentürk olarak halkın duasını almaya talibim. Ülkemizi selamete erdirmek öncelikle arzumuzdur, bu ülkeyi normalleştirmek mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. Üzerimizde onun baskısı var. Halkın duasını alabilmek için dua ediyoruz. O noktada halka hiçbir şekilde yanlış bilgi vermeden, halkı ötelemeden halkı onura etmek arzumuz önceliklidir.

 

HALK BİZE İNANMAYA GÜVENMEYE BAŞLADI

 

   29 Temmuz 2020 tarihindeki kongreden sonra delegelerimiz, teşkilatlarımız bize il başkanlığı görevini verdiler. Bu görevin sorumluluğu ve idraki içerisindeyim.  Sorumluluğumuzu yerine getirebilmek için teşkilatlarımızla, halka buluşuyor bir bir halkın meselelerini kendi ağızlarından dinliyor, çözüm yolları arıyoruz. İlçelerimizi teşkilatlandırmak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. İlçe teşkilatlarımızı daha verimli daha aktif daha çalışkan bir hale getirebilmek için bu süreci takip etmenin inancı içerisindeyim. İlçelere gittiğimizde ilçe teşkilatlarımızın yoğun bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu da bizleri fazlasıyla mutlu ediyor. Halktan yana bir teveccüh var. Halk bize inanmaya güvenmeye başladı. Yoğun bir ilginin olduğunu görüyoruz. Buna sahada şahit oluyoruz. Bu anlamda hem ilçe teşkilatlarımızı, hem de halkı ziyaret etmeyi, onları dinlemeyi, meseleleri yerinde görerek sonuç elde etmeyi arzuluyoruz. Halkın bizler karşı olan teveccühleri yüksek. Bu da bizi onura ediyor, bu bizi güçlendiriyor, diğer partilerden İYİ partiye büyük bir ilgi ve alaka var. İnsanlarımızın yarınları adına bizlere ülkemizi yönetme yetkisini vereceğini n kanatı bizde mevcut.

 

VATANDAŞIN ÜZERİNDE YOĞUN BİR BASKI VAR

  Özellikle ilçe ziyaretlerimizde halkın üzerinde yoğun bir baskı olduğuna şahit oluyoruz. Bu konuda da vatandaşların dertlerini dinliyoruz. Öyle ki tehdit edilen bir toplum var. Biz vatandaşı bu baskıdan kurtarmak için yola çıktık. Demokrasinin ötelendiğini, hukukun, adaletin yok sayıldığını ve hükümetin son 18 yıl içerisinde halkı baskı altına alarak ülkeyi parti devleti olmaya doğru giden bir anlayışa şahit oluyoruz. Bu halkın, milletin yararına olmayan bir duruş. Bizim halkımızı bu anlayıştan bir an önce kurtarmamız lazım. Devletin şefkatini, adaletini ülkemizde tekrar yaşanır hale getirmemiz lazım. Bir ülkede adalet yoksa huzur yoktur, adalet yoksa üretim yoktur, adalet yoksa barış yoktur, iç barış yoktur. İç barışın üretimin olmadığı bir ülkenin ilerlemesi de mümkün değildir.

 

2021 YILI İÇERİSİNDE MUTLAK BİR SEÇİM BEKLİYORUZ

   Artık partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle bu ülkenin yönetilmediğine herkes şahit oldu. Parti devleti gittikçe ağırlık kazanıyor. Vatandaşımız bu gidişten memnun değil. Halkımız onurlu bir vatandaş olma hakkını korumak istiyor. Biz az da olsa demokrasiyi yaşadık. Demokrasinin nimetlerinden faydalandık. Özgürlüğün birey hakkının hukukunun ne olduğunu biliyoruz. Bundan dönüşün mümkün olmadığı kanatindeyiz. Vatandaş da bundan taviz vermeyecek. Mevcut iktidar bugüne kadar vatandaşımızın bu beklentilerini öteledi. Ayrıca Türkiye’deki gerçekleri perdeleyerek vatandaşı algılar üzerinden yönetmeye kalkıştı. Vatandaşımız sürekli basın yayın yoluyla Türkiye gerçeğinin dışında umutlarla, vaatlerle toplumu baskı altına aldılar. Artık tencere kaynamıyor, aş yok iş yok, üretim yok hukuk yok, adalet yok. Bir de bunun üzerine vatandaşa bireysel anlamda ciddi baskılar var. Toplumun bu baskıları kabul etmesi mümkün değil. Biz Türkiye’de mevcut yönetimi eleştirirken en çok zorlandığımız şey hükümetin başındakini acaba cumhurbaşkanı mı olarak eleştirelim yoksa parti genel başkanı mı olarak eleştirelim. İkisi de özdeşleşti. Hangisini bir birinden ayırarak topluma nasıl başlayalım, meseleleri nasıl anlatalım, anlatırken bunun mesuliyetini kime verelim. Bu kötü gidişatı anlatırken mevcut iktidar adaletin üzerindeki ağırlıklı baskısından dolayı bizi susturma yolunu tercih ediyor. Bu mana da halkımız, bu manada bizler zarar görüyoruz. Gerçekleri konuşamaz oluyoruz. Bu ülkenin bir an önce seçime giderek refaha ve huzura kavuşması lazım.

 

YOĞUN BİR BASKI NETİCESİNDE İNSANIMIZ BİZLER ÜYE OLMAKTAN İMTİNA EDİYOR

   Maalesef insanımız gerçekten baskı altıda. Kendileriyle yaptığımız sohbet toplantılarında özellikle çocuklarının gelecekleri hakkında endişelerinin olduğunu gözlemliyoruz. Çocuğum memur, çocuğum iş arıyor, ben size üye olursam sıkıntı yaşarım. Çocuğumun rızkını keserler endişesiyle bizlere üye olmaktan imtina ediyorlar. Bu korku zaten Türkiye’nin kötüye gidişinin bir göstergesidir. Bizim bir an önce bu ülkeyi bu anlayıştan kurtarmamız lazım. Buna rağmen ciddi oranda üye kayıtları geliyor. Bize gelen üye kayıtları sadece bir partiden gelmiyor. Tüm partilerden bizlere hatırı sayılır derecede akış olduğunu görüyoruz. Bu bizleri fazlasıyla mutlu ediyor. Bu da ilk seçimde İYİ Partinin iktidar olacağını bizlerde güçlendiriyor. Bizde bu süreçte çok çalışarak halkımıza layık olduğumuzu göstereceğiz. İnşallah ülkemizi gelecek yıllarda İYİ Parti yönetecek.

 

VATANDAŞI AMELE GİBİ KÖLE GİBİ GÖRÜYORLAR

  AK Parti ile uzaktan yakından alakası olmayan bazı insanlarımızın 10 yıldır AK Parti üyesi yapıldığına şahit olduk. Ne yazık ki oturdukları yerden vatandaşın mahrem bilgilerine ulaşarak vatandaşı partiye üye yapmışlar. Bir çok vatandaşımız bu konuda dertli. Biz bu manada istifa sürecinin tamamlanmasının ardından bu vatandaşları partimize kazandırmaya devam ediyoruz. Vatandaşımızı bu çıkmazın içerisinden kurtarma kararlılığımız devam ediyor. İlk seçimde ülkemizi bu çıkmazdan kurtaracağız.

 

ORDU HALKI BİZE GÜVENSİN

   Biz Ordu halkını, biz milletimizi seviyoruz. Ordu’da her bir bireyin hakkını savunacağız. Ordu ilini genel bütçeden alacağı payı hakkıyla alır hale getireceğiz. Ordu ilinin genel bütçeden aldığı pay ne yazık ki Bayburt’un gerisinde. Bugün Ankara’da bulunan özellikle iktidar milletvekillerini halka karşı duyarlı olmadıklarını görüyoruz. Ordu halkı bu zamana kadar onlara karşılıksız destek oldu. Nasıl olsa yine oy verecekler anlayışı oturmuş durumda. Ben Ordu halkının kendisine yapılan, kendisine reva görülen hizmetler noktasında iyi düşünüp bu konuyu sorgulayıp bu dertten Ordu’yu kurtarmalarını bilmelerini isterim. Milletvekilleri Ordu-Ünye çatışmasıyla halkın dertlerini unuttular. Asıl sıkıntı burada başlıyor. Halk buna rağmen mevcut iktidarı destekledi. Halkın bundan sonra iktidarı desteklemeyeceğini düşünüyorum. Halk gerçeği görmüş durumda. Biz nasıl olsa oy alırız. Liyakati esas almadan, beceriyi esas almadan, temsil kabiliyetini yeteneğini esas almadan belediye başkanları atadılar, tabanın sesine kulak vermediler, teşkilatların sesine kulak vermediler, tavanda kim güçlü ise onun adamı orada belediye başkanı almasıyla birlikte Ordu ili zarar gördü. O mevkie gelenlerde  kendilerini oraya aday gösterenler insana hizmet etmeye çalıştılar. Bunun neticesinde halk ötelendi, halk unutuldu. Halka dönük çalışmayı unuttular.

 

 

58 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın